Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

9568 Mesaj 356 Konu- Gönderen: 31 Üye - Son üye: cenk
Damdakiler WebDamdakilerKültür&SanatKonu: Türk Sineması Nereye Gidiyor ?
Sayfa: [1]
Yazdır
Gönderen Konu: Türk Sineması Nereye Gidiyor ?  (Okunma Sayısı 665 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
mustafa
Mustafa
Sahne Amiri
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1166


"Forumun 1. Delisi "


WWW
« : Mayıs 17, 2008, 10:26:41 ÖS »

Belli bir dönem peşpeşe güzel ve nitelikli filmler üretip, bugün hala defalarca keyifle izlediğimiz "selvi boylum al yazmalım", "hababam sınıfı", "aile şerefi", "canım kardeşim" gibi zamana meydan okuyan yapıtlar sunan Türk sineması, daha sonra gelen seks filmi furyası ile geriledi, seyircisini küstürdü ve çökme noktasına geldi.

Arada 80'li ve 90'lı yıllardaki deneme ve girişimler de seyirciyi yapımcılarla barıştırmadı, zaten sinemaya gitme alışkanlığı olan kuşak salonlara küsmüş, yerine gelen yeni kuşak da TV bağımlısı konumundaydı. Hal böyle olup TVde bedava izlemek dururken, yerli filmler yerine yabancı filmler tercih ediliyor, ödenen paranın karşılığının kaliteli ve özenli yapıtlarla alınacağından kuşku duyulmuyordu.

Eşkıya yeni bir çıkış noktası olmayı başardı Türk sineması için, doğru yapılan birşeyler vardı, modern teknik kullanılıp risk alınarak yapılan bir yatırım vardı ve de çok güçlü "eski toprak" denilen, bir sürü hit filme oyuncu olarak damgasını vurmuş tecrübeli bir aktör.
Filmin kopyalarının salonlara dağıtılmasında "izlenmez" kaygısı ile nazlanan firma, gösterilen ilgi karşısında siparişlere yetişemez duruma geliyordu.
Kısa sürede bu da aşıldığında izleyici rekoru kırılarak verilen tüm emeğin karşılığı alınıyordu. Yıllar sonra Türk sineması yeniden gişe ve seyirci sayısında gülmüştü.
Ardından yerli sinema sektörü kıpırdanmaya ve yeni ürünler üretmeye başladı. Ta ki son zamana kadar, ancak görünen o ki toplum ve sanatın kontrol mekanizmaları devreye girmezse, tehlike çanları yakında yeniden çalmaya başlayacak.

Sırf küfür ve ilginç isimli filmler gişe yapıyor diye seyirciyi salak yerine koyan senarist ve yapımcılar, bu tavırlarının bedelini izleyiciyi yeniden küstürerek alırlar. Üstelik bu sefer rakipleri sadece TV değil, internet ve DVD, VCD gibi yeni rakipleri var. Korsana son derece açık olan bu piyasada, nice şirketler yine batıp gidebilir.

Peki nereden esti de bu yazıyı yazma gereği duydum ? Birkaç yerde ismini gördüğüm "O... Çocuğu" isimli film yüzünden, böyle birşey olabilir mi ? Bu kadar ayyuka çıkan bir ahlaksızlık örneği olabilir mi? Bu nasıl bir toplumsal çöküştür, bu nasıl bir sanat anlayışıdır benim aklım almıyor. Filme koyacak milyarlarca isim varken seçilen isme bakın.
Ünlü bir filozof (malesef ismini hatırlamıyorum) ne güzel söylemiş; "Bir toplumu çökertmek isterseniz, önce sanatını bozun"  demiş.
Birkaç ay önce gidenlerden dinledim ve gitmeme kararı aldım "Recep İvedik" filmi de ayrı bir facia gözümde, çünkü anlatılan bütün espriler belaltı kaba ve kötü.

Peki sizce Türk sineması nereye gidiyor ?
Logged

"Keyif sana özel, hayatın tadını çıkar."
mustafa
Mustafa
Sahne Amiri
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1166


"Forumun 1. Delisi "


WWW
« Yanıtla #1 : Şubat 17, 2009, 01:33:28 ÖS »

Yukarıdaki mesajıma cevap niteliği taşıyacak istatistikler geçti elime bugün.

Türkiye'de gösterime giren filmlerin ilk üç haftalık periyodda toplam izleyici sayıları :

1- Recep İvedik 2    1 milyon 209 bin 453
2- Kurtlar Vadisi Irak    1 milyon 99 bin 219
3- AROG    816 bin 304
4- Recep İvedik    791 bin 536
5- GORA    716 bin 965
6- Asmalı Konak - Hayat    663 bin 273
7- Organize İşler    583 bin 870
8- Vizontele Tuuba    504 bin 219
9- Matrix Reloaded     455 bin 190
10 - Hababam Sınıfı Üçbuçuk    450 bin 783

İlginç olan ilk 10 içinde yer alan tek yabancı filmin Matrix olması, bu da Türk izleyicinin yerli filmleri tercih ettiğini gösteriyor.
Asmalı Konak ve Kurtlar Vadisi harici, komedi ağırlıklı filmlerin prim yaptığını görüyoruz.
Bir diğer detay ise Cem Yılmaz ile Şahan Gökbahar filmleri arasındaki büyük çekişme.
GORA, Recep İvedik, AROG ve Recep İvedik2.
Zorlama Hababam sınıfı tekrarının ise 10. sırada da olsa yer bulması, herşeye rağmen nostalji arayanların küçümsenmeyecek bir oranda olduğunu gösteriyor.

Sonuç: Türk sinema severlerin tercihi : Yerli filmler veya Bilim Kurgu...

Fakat bu tabloya rağmen Türk sinemasının "senaryo açısından bakıldığında" hiç de iyiye gittiğini düşünmüyorum, ancak teknik açısından, gişe yaptıkça tekniği ve görüntüsü daha yüksek filmlerin gelmeye devam edeceğini düşünüyor, bunun aynı zamanda kaliteli senaryolara da dönüşmesini diliyorum.

Logged

"Keyif sana özel, hayatın tadını çıkar."
Meral
Başrol
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 446



« Yanıtla #2 : Şubat 17, 2009, 02:22:58 ÖS »

Recep ivedik 1 i internetten izlemiştim,sinematografi olarak 0 di.azda olsa sonucta Turk insaninin bir kismini abartili yansitmasini ve bir kac espirisini begenmistim.Lakin gecen gunu sinemada Recep ivedik 2 yi izleme gafletinde bulundum.Tam bir rezaletti.Hala aklima geldikce midem bulaniyor.Resmen birinci nasilsa is yapti,2 yide sisirip vizyona koyalim,parayi goturelim diye 2 gunde cekilip bol kufur ve igrenc hareket ve kelimelerle dolu bir film yapip halkın onune koymuslar.Keske kendime yapilan bu hakaret karsisinda hakkimi arama sansim olsaydi.
Logged

Nereye gittiğin değil,nasil gittiğin önemlidir.
mustafa
Mustafa
Sahne Amiri
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1166


"Forumun 1. Delisi "


WWW
« Yanıtla #3 : Aralık 01, 2009, 01:27:27 ÖÖ »

Buraya 7 Kocalı Hürmüz filmi hakkında yorum yazmıştım. Kötü ve bol küfürlü seviyesiz bir film olduğunu, ancak silinmiş. Bana bir açıklama yapılabilir mi?

Kazayla mı  yoksa sansür müdür ? 

Yani bir filmin berbat olduğunu yazmak suç mudur ? Ezel Akay TVde bir programa çıkıp "Neden bu filme gerek duydunuz" sorusuna "parası için, bu tip filmler iyi kese dolduruyor ben de küpümü doldurmak istedim" gibi gerçekçi bir cevap vermek yerine "Daha önceki Türkan Şoray ve Ayten Gökçer'in canlandırdığı Hürmüz karakterlerine gülemediğim, komik bulmadığım için" cevabını verirken mi güzel oluyor ?
Ve Ayten Gökçer'in o programa telefonla bağlanıp bu vatandaşa haddini bildirmesi de benim için elbette ayrı bir keyif olmuştur.
Lütfen yazılarım silinmesin !
Logged

"Keyif sana özel, hayatın tadını çıkar."
kerem
Başrol
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 366


Forumun 2. delisi ( 1. olmaya aday )


« Yanıtla #4 : Aralık 03, 2009, 09:27:26 ÖÖ »

Açıkcası daha filmi izlemedim. İzlemekte istiyorum ama farklı yorumlar aldım film ile ilgili. Sen beğenmediğini söylüyorsun, film işinden anlayan bazı arkadaşlarımda tekniği konusunda tavsiyelerde bulundular. Biraz kafam karıştı galiba en iyisi gidip seyredip karar vermek öyle değil mi? Gerçi Ezel Akay'ı da hiç sevmem ama neyse.....
Logged

Hayat sizinle daha güzel oldu.....
mustafa
Mustafa
Sahne Amiri
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1166


"Forumun 1. Delisi "


WWW
« Yanıtla #5 : Aralık 03, 2009, 10:38:30 ÖÖ »

Valla internette fragmanları bolca var, istersen arat ve göz at, ben beğenmedim. Seviyesi oldukça düşük bir film bence.

Ezel Akay'ı klip yönetmeni olarak başarılı bulurum. Hoşlanmam o ayrı konu, ama genelde klipleri piyasa göz önünde tutulduğunda, diğerlerinden orijinaldir, ancak 7 Kocalı Hürmüz'ün içine etmiş bir hali var tıpkı Kahpe Bizans örneğinde olduğu gibi bir saçmalık söz konusu.
7 Kocalı Hürmüz bir klasiktir. Gişe başarısı bir balon olarak kalacaktır ve ne izlediğini bilen sinema izleyicisi bu ahmakça filme fazla prim tanımayacaktır. Bunun örneklerini diğer bazı yapımlarda da gördük.

Bu örnekler çoğaldıkça halk da seçmeyi öğreniyor gitgide, yani aptal yerine konmak da bir yere kadar. Şimdilik uyanan ve bu tür filmlerden elini ayağını çeken kitle pek dişe dokunur sayıda olmasa bile, gelecek yıllarda bu tür filmleri bir kabusun beklediği de gerçek. Milleti sinemaya küstürecekler ve yeşilçam başladığı yere geri dönecek.
Şahan örneği var mesela, adam Müslüm Gürses'in her sene kaset yapması misali her sene bir film yapıyor. Bu kadar komik bir durum olamaz. Mısır patlatır gibi tıkır tıkır film yapıp piyasaya sürüyorsan ve halkın bunu yiyorsa, o halk herşeyi hak ediyor demektir.

Bakalım daha ne saçmalıklar basitlikler göreceğiz "sinema" adı altında...
Logged

"Keyif sana özel, hayatın tadını çıkar."
mustafa
Mustafa
Sahne Amiri
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1166


"Forumun 1. Delisi "


WWW
« Yanıtla #6 : Şubat 23, 2010, 02:11:53 ÖS »

46 Yıl sonra bir Türk filmi, Berlin Film Festivalinde "Altın Ayı" ödülü kazandı.

Babası kaybolduktan sonra konuşmayı bırakan, 6 yaşında bir erkek çocuğun hikayesini anlatan filmin yönetmeni Semih Kaplanoğlu...

Kaplanoğlu, "Doğanın farklı seslerini ilahiler gibi kullanmaya çalıştım. Bu seslerle oynayarak belirli bir ses izi yarattım, ancak ek olarak müzik kullanmak istemedim. Çünkü çoğu zaman müzik, izleyenlerde belirli bir duyguyu zorla yaratmak için kullanılıyor. Ancak bence bu bir filmin sanatsal boyutunu azaltıyor. Ben, belirli durumları sahneye koymak için daha çok doğal ses ve gürültülerin gücüne güveniyorum" diye konuştu.

Kaplanoğlu, film için uzun süre arıların nasıl yaşadığı, nasıl bal ürettiği hakkında okuduğunu ve bir süre bal üreticilerinin de arasında yaşadığını belirterek, "Ancak sonuçta beni bu insanların büyük ölçüde ormanın ruhunu yansıtması etkiledi. Bal, ormanda yetişen her şeyin özü gibi" diye konuştu.

Logged

"Keyif sana özel, hayatın tadını çıkar."
Sayfa: [1]
Yazdır
Damdakiler WebDamdakilerKültür&SanatKonu: Türk Sineması Nereye Gidiyor ?
Gitmek istediğiniz yer: